Tenkis Davası ve Miras Hukukunda Tasarruf Sınırları
Miras bırakanın, sahip olduğu malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma hakkı, hukuki olarak “tasarruf özgürlüğü” olarak adlandırılır. Ancak, bu özgürlük bazı sınırlamalara tabidir. Mirasçıların, ilgili mirasa konu mal varlığı üzerindeki saklı payları korunmaktadır. Saklı pay, mirasçılara yasal olarak tanınmış, miras bırakan tarafından üzerinde serbestçe tasarrufta bulunulamayacak kısımdır. Tenkis davası, saklı payların ihlal edilmesi durumunda devreye giren önemli bir hukuk aracıdır. Miras bırakan, saklı paylı mirasçıların haklarını zedeleyecek düzeyde tasarrufta bulunmuşsa, bu durum tenkis davasına konu olmaktadır.
Türk Medeni Kanunu, mirasçılar arasında, özellikle aile içindeki yakınlığa bağlı olarak saklı payların belirlenmesini öngörür. Saklı pay; yasal mirasçıların, örneğin altsoy, eş ve ana-baba gibi kişilerin kanunen sahip oldukları, miras bırakanın iradesiyle değiştirilemeyecek olan paylardır. Miras bırakanın, malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunurken bu saklı paylı mirasçılara zarar vermemesi gerekmektedir.
Tasarruf oranı, miras bırakanın yasal mirasçılara ait saklı payları aşan kısmı üzerinde tasarrufta bulunabileceği oranı ifade eder. Bu oran, saklı payların büyüklüğü ile ters orantılıdır. Yani, saklı pay ne kadar azsa, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısım o kadar fazla olur.
Tenkis Davasının Şartları
Tenkis davası açılabilmesi için bazı şartların oluşması gerekir:
- Tasarruf Oranının Aşılması: Miras bırakan, saklı paylı mirasçılarının paylarını aşan bir tasarrufta bulunmuş olmalıdır. Bu aşım, ölüme bağlı tasarruflarla veya sağlararası kazandırmalarla olabilir.
- Saklı Payın İhlali: Mirasçı, yasal olarak sahip olduğu saklı payını edinemiyor olmalıdır. Miras bırakan, saklı paylı mirasçıların haklarına kavuşmasını bir şekilde engellemiş ise tenkis davası açılabilir.
- Dava Talebi: Saklı paylı mirasçı, kendi payının ihlal edilmesi durumunda, ihlalin giderilmesi için dava açmalıdır. Aksi takdirde, yapılan tasarruf geçerli olur.
Tenkis Davası ile İlgili Hukuki Süreç ve Uygulama
Tenkis davasının başlatılmasıyla birlikte görevli mahkeme iki aşamada hükümler tesis etmektedir: Tespit ve Eda.
- Tespit: Mahkeme, ilk olarak, saklı paylı mirasçının saklı payının ihlal edilip edilmediğini tespit eder. Bu aşama, tasarrufun saklı payı aşan kısmının belirlenmesini sağlar.
- Eda: İkinci aşama ise ihlal edilen kısmın iadesi ile ilgilidir. Saklı pay ihlal edilmişse, mahkeme ihlale konu olan kısmın mirasçıya iade edilmesine karar verir.
Bu iki aşamalı süreç, saklı paylı mirasçının haklarını etkin bir şekilde korur. Ancak, davayı açan mirasçının, tasarrufun ihlali ile ilgili delilleri mahkemeye sunması gerekmektedir.
Tenkis Davasının Hukuki Niteliği ve Geriye Dönük Etkisi
Tenkis davası, yenilik doğuran bir dava olarak kabul edilir. Bu nedenle, mahkemece verilecek tenkis kararı geriye dönük hüküm doğuracak, söz konusu tasarruf terekenin açıldığı andan itibaren hükümsüz kılınacaktır. Söz konusu hükümsüzlük tasarrufun tamamına ilişkin olabileceği gibi adil bir kısmına ilişkin de olabilmektedir. Hakkaniyet gereği detaylı araştırma yapılacaktır.
Tenkis ve Denkleştirme Davaları Arasındaki Farklar
Tenkis davası ile denkleştirme davaları bir çok yönden benzerlikler gösterse de aralarında önemli farklar bulunmaktadır. Denkleştirmede, sadece sağlararası kazandırmalarla ilgili işlemler konu edinilirken, tenkisde, hem sağlararası kazandırmalar hem de ölüme bağlı tasarruflar davanın konusunu oluşturmaktadır.
Sonuç
Tenkis davası, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü ile saklı paylı mirasçılarının hakları arasında denge kurmayı amaçlayan bir davadır. Mirasçının saklı payının ihlal edilmesi, bu davanın açılmasına neden olur ve mahkeme, ihlali düzeltme yoluna gider. Tenkis davası, miras hukukunda adil bir paylaştırma sağlanması açısından son derece önemli bir araçtır. Konuyla ilgili uzman bir avukat desteğinden faydalanılmasını önermekteyiz.